Anilarin gölgesinde gezinmek bir vakitte...


Maviydi sabahin safagi. Gün daglarin karli doruklarinda dogar ovaya renk verirdi, dagin gölgesi yamacina yaslanirdi. Köyumün güncesinde umutlarin, acilarin ve sevdalari ahenkli coskusuyla senlenirdi yasam. Her sabah bir sevdadir:yasanmamisa dair umut, söylenmemise dair sözcükle dile gelir... Tek bir sucumuz muradaermemisliktir. Bunda yillarin birikimi, gelecegin korkusu hep yatar. Kimdi ol katlimize sebep. Biz ki bizi yedik bitirdik kan revan icinde. Düsmanin alkislari gölgesinde vuran ben, vurulan benden.


Iki büklüm anamin sözcüklerinde gizli:"heta poze merova nesewite, merov nabe mer" Yalan degil, inkara gelmez yigitlik. Sevda türkülerimizde hep durur yigitlik... Murat onlarin türküleriyle cosa dursun, daglara yaslanir yeniden umut. Senki dostum: Bingöl yaylalarini bilirsin. Bu defalik yazdigim sana dair olsun, yüreginde cosku yaratsin... Bilirim kolay degildir Diyarbekir'de bir aksam vakti surlarda durani okumak. Baglarda, ben u sende konusmak: düne, bugüne, yarina dair... En zoru belki anlasilamamaktir dersin... Anlayabildigim kadariyla dile gelirim... Gün aksama döndü, gölgeler uzadi gayri.


Kal saglicakla, Hüseyin Kemaloglu... Evinde bir yaz sicagiydi, 70 li yillardi ve delikanlilik günleriydi... Yemegini yedim, cocugunu sevdim... O anilarin derinliginde saygilar size ... Diyabekir'e, Diyarbekir'de size candan merhaba...



<<geri

Weli Sebri