Orman yasası


Uçsuz bucaksıız ormanın yesil ve sik dallari arasinda günesin girdigi yerler çok azmis. Bu yüzden günes gören yerler, hayvanlar aleminde çok degerliymis. Aslan, çita, kurt ve sırtlanın olusturdugu Aslan Hükümetinin buna hiçbir imtiyazi yokmus. Aslan Hükümeti, orman kanununa uymayanlari ölümle cezalandiriyormus. Bu yasaya göre kis uykusuna giren hayvanlar yazin güneslenecekler, sicak kanli hayvanlar da kisin günesleneceklermis. Ama bundan sadece Aslan Hükümeti yararlaniyormus.


Yasalar sadece güneslenme yasalariyla sinirli degilmis. Aslan hükümeti etçil hayvanlari koruyan yasalarila da varligini sürdürüyormus. Etçil hayvanlarin dogadaki ve hükümetlerinin verdigi bu imtiyazlarla davranislari ormandaki diger hayvanlari rahatsiz ediyormus. Ama buna karþi koyacak kimsenin cesareti yokmus. Kis uykusundaki ayi, karninin gurultusuyla uyanmiþ. Uykulu haliyle çok aciktigini hissetmis. Buna ragmen uyanmak istemiyormuş. O an uykusunu bozan her þeye öfkelenmis. Tekrar uyumak istemis ama karnindaki acayip sesler ve bir seyler yeme istegi onu uyutmamıs. Gerilerek uyandiginda magarasina pariltilar veren günes isigiyla günün henüz basladigini anlamis. Kendi kendine; “Günün bu saatinde ne bulabilirim ki?” demis. Yavas yavas ve bütün hantalligiyla magaradan çikmis,etrafindaki beyaz örtüyü görünce yiyecek bulmada zorlanacagini anlamis. Ama ayi, açligini ancak lezzetli bir et parçasinin götürecegini biliyormus. Bu yüzden karlar altindaki otlari yemeyi bile aklina getirmemis. Böyle karli bir günde günesin olmasi onu biraz mutlu etmis, epeyce yürümüs ve bir agaca yaslanip dinlenmek üzereyken hayalindeki yemek parçasinin karsisinda kostugunu fark etmis. Bu çok genç bir ceylanmiş. Onu iki veya üç gün idare edecek bu ceylanin acelesi varmis. Orman yasasinda etçil hayvanlarin zorbaligi bütün otçul hayvanlari bir araya getirmis. Sonunda otçul hayvanlar, etçil hayvanlara karşı mücadeleye karar vermisler. Ceylan da mücadele eden hayvanlar arasindaki, haberlesmeyi saglayanlardan biriymis. Otçul hayvanlarla birlikte olan etçil hayvanlar da varmiş. Bunlar, kuşlar ve maymunlarmiş. Bütün bu mazlum otçullarin güçlü bir arkadasa da ihtiyaçlari varmiş. Ama ne fil nede başka bir hayvana ulaşamiyorlarmis.


Ceylan aksam olmadan arkadaslarinin toplantisina yetismeliymis. Bu toplantida orman yasalarinda sadece etçil hayvanlarin degil, otçul hayvanlarinda yer almasi gerektigi konusulacakmis. Ceylan bunun bilinciyle çok hizli davraniyormus. Arkasindan kosturan ayiyi hiç fark etmeden toplantiya yetismis. Yari yolda oldukça yorulan ayi, ceylani yakalamayacagini anlayinca durmus. Artik bir et parçasinin bogazindan geçmeyecegini anlayinca yerden ot parçalarina yönelmis. Karlar altindaki otlari koparip yemis. Karnini epeyce doyurduktan sonra ayi kendine gelmis. Ceylanin gittigi yere dogru yürümüs. Sonra kendini kalabalik seslerin geldigi bir maðaranin önünde bulmus. Bu magara çok büyükmüs. Burada bir toplanti yapildigini anlamis. Maymun; “Biz yillardir bu ormanda yasıyoruz. Ama hepimiz doganin kurallarina uyariz. Aslan hükümeti gelinceye dek yaşamimizi sürdürebiliyorduk. Önceleri yargilanmalarimiz adildi ve hayvan arkadaslarimis güneslendikleri için öldürülmüyordu. Biz böyle yasamayihakketmiyoruz ”diye konusmus. Buna bütün kuslar, sincaplar geyikler ve oradaki hayvanlar katilmis. Bir keçi “Biz hakliyiz ama etçil hayvanlar ormanimizi yönetiyor. Hiç güçlü arkadasimiz yok. Kıs sartlarindan dolayi fillere ulasamiyoruz. Kim bize yardim edecek. Hepimiz kurt, aslan, kaplanlar ve bütün etçiller kadar güçlü degiliz.”demis.


Sonunda bütün hayvanlar birlik olmaya karar vermisler. Orman yasalarinin bütün hayvanlarin lehine olmasi gerektigini, doganin sartlarina saygi duyabileceklerine karar vermisler. Bu toplantiyi dinleyen ayi kendini de bu birlikteligin içine koymak istemis. Sonunda magaranin içine girmis. Korkuyla ayiya bakan hayvanlar biraz da sasırmislar. Ayi kendini ve duygularini bütün magaradaki hayvanlara söylemis. Onlara yardim etmek istediðini söylemis. Hayvanlar bunu çogunlukla kabul etmisler.


Ayi etçil hayvanlarla savasarak orman yasalarini degistirebileceklerini söylemis. Ceylan, sincap, gergedan ve zürafa savasmanin sadece etçil hayvanlarin yararina olabilecegini, bundan kimseye fayda gelmeyecegini belirtmişler. Zebra; “Peki ne yapalim?” demis. Uzun bir tartisma sonucunda magaradaki bütün hayvanlar aralarinda bir sözcü seçmeleri gerektigine karar vermisler. Sahin; “ben sözcü olmak istiyorum” diyerek gönüllü davranmis. Sahin, uzun bir süre uçtuktan sonra etçil hayvanlarin bölgesine gelmis. Kurt, sirtlan, çita, aslan, tilki, kaplan sahinin seslenisine kulak vermisler. şahin;


- Sizleri otçul hayvanlar adina yarın beyaz selalenin karsisindaki magaraya toplantiya çagiriyorum, demis.


Ertesi gün, Aslan Hükümeti selalenin karsisindaki magaraya gelmis. Hazirlikli olan otçul hayvanlar maðarayi mahkeme salonu gibi düzenlemisler. Aslan hükümeti bu durumdan hoslanmamiş. Hırlamaya baslayan kurt;


- Bunlar kendilerini ne saniyorlar. Buraya geldik diye otçullara söz mü söyletecegiz, demis.


Kurdun arkasindaki ayi, pençesiyle kurdun bogazini tutmus ve;


- Orman yasalari, ormanda yaşayan bütün hayvanlar tarafindan konulur.


Bunun içinde sadece siz degil otçullar da konuşmalidir, demis. Aslan Hükümeti magaradaki otçullari onlara yardim eden etçilleri ve ayilari görünce mahkemenin olmasi gerektigini anlamis. Uzun süren tartismalar sonucunda mahkeme baskaninin bir etçil, birde otçul olmasina karar vermisler. Mahkeme iki gün boyunca hareketli ve yogun sürmüs. Sonunda orman yasalarinin ormandaki bütün canlilarin katkilariyla olusmasi saglanmis. O günden sonra hiçbir otçul güneslendigi için cezalandirilmamis. Otçul ve etçiller yasamlarini huzur ve barıs içerisinde sürdürmüsler.



Ercan GÜNES ( 10.05.2003 )

<<geri