Ûs ê Alê


"Blûrvan û sarê hespê Samran"


Degerli amca: sizin köyde kaval (blûr) ustasi oldugunuz söylenir....Cok güzel caldiginizi söylemislerdi. Öyle duydum, ama hic dinleyemedim, o nagmeleri. Ama mutlaka dinleyenleri costurmussunuz. Ayrica cok güzel at bindiginiz de söylenir. Onu da görmedim...ama meshur oldugunuz hep anlatilir, bizde dinlerdik. Sizin ince ve narin yapiniz ise gözlerimin önünde. Kibarliginizda keza gözlerimin önünde. Haniminiz Elif de sizin gibi kibar, bizi hep sekerle karsilardi. Kawê öldügünde Elif'le evlendiniz. O bir zorunluluktu .


Sonra her kesin yasami gibi bir yasamla hayata gözlerinizi yumdunuz. Bize de duyduklarimizi aktarmak kaliyor. Belki eksigiyle aktariyoruz, zira ben garip ellerde arada ugrardim o güzel köye. Ama gördügüm duyduklarim eksigiylen de olsa, bazi özelliklerinizi duyduk, dinledik. Sizi de gördük ellerinizden öptük. Kurban bayraminda bir tikke et düserdi payimiza köyde dagitilirken. Onu kovada tasiyanlar verirdi. Her eve giderdi kurban etti. Bizde sabahtan kalkar ev ev dolasir, el öper ceviz, seker, findik, fistik, leblebi sekeri toplardik. Kuru üzüm, kayisi kurusu, kuru dut vs.


Zaman degistikce o güzelim degerler de sizlerle birlikte yok oldu ya da azaldi. Anilarin gölgesinde sizi saygiyla aniyorum...


Saygiyla, Ape Ûsên (Hüseyin)...


<<geri

Weli Sebri