Seyd Hüseyin


"Üsüdüm... melanet hirkasini giydim.... kime ne"

                                                                                   

                                                                     Seyid Nesimi


Sürekli basinda sapkasi, sirtinda uzunca kaput(palto)köyde görür ve ellerini öperdim. O köyümüzun dedesiydi. Piriydi. Adi seyd Hüseyin... Gür biyiklariyla gülümser, arada haksizliga da küpürürdü. Hanemizin bas misafiriydi. Köye geldiginde ugrak yerlerinden biriydik. Cocuklugumdan ani olarak kalan bu. Biz alevi köyü olarak, dedeyi taniriz. Yani Pirimizi biliriz. Seyd Hüseyin Nawal a seytan e köyünde yasardi. Ama sürekli ugrak yeriydi Kovik, Taci, Xirbaqub. Bizim köyün yasaminda onun rolu, iliskileri, söylemleri önemlidir. Zira kisiliklerin olusumunda inanc kücümsenmez. Dil kadar inancin, adet kadar tarihin ve müzigin harciyiz birey olarak. Zira bizi yaratan degerlerdir bu.


Cem tutmanin insanda güzelligiyiz. Dua almanin sevdalisiyiz. Ben alevilik baglaminda felsefenin durusun canli örneklerini...yani Nesimiyi, Mansuru, Pir sultani, daha binlercesinin bu güne getirdigi, bu inanc kültürüne vurgu yapmak isterdim...zira kökleri derinliklerde bir yasam bicimi olan aleviligi daha düzeyli islemek isterdim. Konusulmali ve yazilmalidir. Canli örnegi; Sayin Pirim seyd Hüseyin'dir. Canli tanigiyim onun sahsinda dini yasama vurgu yapmak istedim. Onlari anlayabilmek, müsahipligi anlamaktir.. Dara cekilmeyi anlamaktir... Xilyasta Gol a sar a gitmektir. Törbeleri ziyarettir....cünku bunlar hep inanci yasam tarzi olarak bizleri sardi, costurdu.


Goskar Baba'ya gittiysek bunun icin gittik. Adak adadik, bölüstük, paylastik bu güne geldik. Selam olsun bizden önce gelene, kim var imis biz burda yok iken. Güzel insan Seyd Hüseyin'in anisina ...Pirim felsefende hayati yasamaya devam ediyorum...hic dara cekilmedim...iyi düsündüm, güzel konustum, namusluca yasadim....



<<geri

Weli Sebri