Firar Yılmaz (FİRAR E MISTE MELE )



Dizmişti yanı başına ahşap malzemeyi birazdan ahşap kova, kürek, yapacaktı. Bu diğerlerini geçecekti, çocukları çıraklarıydı. Işine öyle sadıktı ki usta, malzemenin yarısını çırakların kapasın da parçalardı. Bu biraz işin esprisiydi. Usta yaptığı çift takımlarıyla, tahta kovalarla, kızaklarla, küreklerle bilinir. Hoşgörülüğü ve misafir perverliği yanında, inançlılığı ile hem eşinin ölümünü hem de kendi ölümünü önceden gördüğü rivayet edilir.


"Gitme der Goze, gitme Izmir’e " gidersen…. Bir gün sabah kavatlısında yerinden zıplar. "Sana ne diyeyim  Goze, Xızır yardımcın olsun" dışarıda kar kıyamet telefon kesik ateşler üzerindedir. Eyip oğlu babasının bu halinden anlar ki, bir şeyler ters gitmiştir hem niye durup dururken, Xızır yardımcı olsun ki anasına…. Haber gelir.. Firar dedenin gördüğü doğrudur. Goze nine bir kaza sonucu, beyin kanaması geçirmiş ve sonsuz bir yolculuğa çıkmıştır.


Cenazesi köyde yıkanırken Goze nenenin, birkaç aya kalmaz bende gelirim peşinde der. Bir gün ben nenem ve babam evde otururken, Firar dede kapıdan göründü. Otur dediler bizimkiler. Işim var dedi Firar dede. Nedir işin? dedi bizimkiler.. Üç güne kalmaz ölüyorum, vedalaşmaya geldim. Bu haline babam biaraz alayımsı bir tavırla, altın çıkar amca altın.. Üçüncü yada dördüncü gece turp gibi olan Firar dede, hasta düştü yatağa. Cok kalmadı bu yatakta, tajılı verdi Goze nenenin sonsuz yolculuğuna.


En meşhur sözü Firar dedenin "of of mık nedi" Nasıl isterseniz öyle yorumlayın, bu sözü.




Firar e Miste Mele


Goze

Goze



<<geri

Hasan Yuvanc