"XIZIR LI HESP Ê BOZ SARBÛYE U LI CÎYA U BANÎYA DIGERE"


Zelîxan a butki (Jin a Arif..Pîrk a min a delal) Ya Xizir tu bigehise bibe derman...Ya Xizir ê kelek u gemiya, tu bibe star ê xortê mîn...Xizir, Xizir tu li ku yî...Were imdad a mîn...Ya xizir; tu per u bask ê xwe ji mere vekî...Ya dîwan a ser ê sibêh derîyê xêrê...


Kalabalik bir aileydik cocuklugumda. Yataginda sirt üstü uzanmisti dedem rahmetli... Ömrü hep yataklarda gecti bildim bileli. Adi Arif ê Hesen ê Mamî. 1976 da ben ögretmen okulunda okurken, bir okul dönüsü ögrendim, ölümünü. Göz yasi döktüm o zaman. Fakat amcam Hamza aglama dedi öldügüne, sevinmelisin. Zira cok cekti. Hep uzanik bir sekilde ölümü karsiladi. Belkide aciya bir noktaydi ölümü. Fakat esas olan o ailede hepimizin o uzun soluklu hastaligi metanetle karsilamamiz, yatakta ona sahip cikarak gösterdigimiz sahiplenmeydi. Bir söz hakediyorduk "helal olsun" ama esas yük yasli ninemin fedekarligiydi. Ninem Zelihan cok hizmet etti. Cok aci cekti.


Genc oglunu trafik kazasinda 1974 yilinda kaybetti. En kücük ogluydu. Veli Sahin di adi ve polis memuruydu. Yeni evlenmisti. Onun ölümü ninemi iki gözünden etti. Iste o aile ortaminda rahmetli amacam Hamza 1970 yilinda ölen esi Ipek ve cocuklari (Kale, Zurya, Ekrem, Ayten, Nedim...)sonra rahmetli babam Sabri esi Cemile, cocuklari (Veli, Suphi, Bahar, Ayfer, Gülten, Mehmed, Aynur) Amcam M.Selim esi Gülperi ve cocuklari (Hikmet, Ismet ve digerleri diyeyim zira cok cocuklu bir amacam) Amcam Cindi erken ayrilmisti. Buna ragmen biz büyük bir aileydik. Saniyorum 30 kisilik bir nufustu... Her sabah Ninemin bu dualariyla uyanirdik .Xiziri cagirmak bir inanc bütünüydü. Dergah,Törbe ile ayuka cikan sedalarla gün isigini selamlardik. Her günes dogdugunda saygiyla selamlardik günü... Böylesi bir büyük aile yapisi icinde paylasim, dayanisma is bölümü kendiliginden olusmustu.


Kadinlar daha cok ev isleri ve koyun sagimi ile ilgiliydi. Büyük bas hayvanlarin temizligiyle ilgiliydi. Böyle bir aile yapisi icinde erkekler daha cok hayvan besiciligi ve tarlada cifcilik yaparken, biz cocuklarda kendi payimiza düsen kuzulari güdme, tarla ve cayirda calisma, orak cekme, tirmik isi, cift sürümünde odaxlik...v.s. Kovikta böylesi dualarin sabahinda bir aile yasami örnek olarak verildi. Gelenek ve göreneklerde bir kesit olsun diye kendi ailemden somut bir numune sundum. Asagi yukari her ailede yasanan bundan farkli degildi, 40 yil önce. Bu gelenek eski yapisiyla yoktur suphesiz. Zira tarumar edilen bir yasam,parcalanan aileler günün kosullarina göre yeniden sekillendi. Gecmisi bir kesit olarak sundum. Günümüz gencleri bilgilensin amacindaydim.Ya da dogacak cocuklarimiza hikayeler bazinda bir anlam ifade etsin diyedir, yazdigim....


Okuyuculara da bir informasiyondur. Kovik'te yasanan bir görüntü, bir kesitle... Merhaba.. Uzatmak haksizlik olur, okuyucuya...  Saygi ve sevgilerimle...







Arîf

 

 

 

 

 








<<geri

Welî Sebrî