ZOZAN KAR ALTINDADIR...


Zozan vaktidir... Sicak bir günün sabahidir... Daglarin yücesinde konaklayacak bu göcerler... War ê Sehid'e yolculuktur... Sabahin safaginda kalkan gencecik kizlarin sevdasidir zozan... Analarimizin yolculugudur... Berxvanlar kuzularini, sivanlar da koyunlarini sürer, Golamara'dan Gol a Xece'ye, oradan da nawala hotani gectimi artik, War e Sehid'e koyun ve kuzular yol almistir ....demek ki zozan bir sevdadir. Göcerler kizli cocuklu. Rast a Kale'de pist a war e Dihara sira sira gider...tepeye vardin mi bir esinti yersin...hava baskalasir artik zozani yarilamissindir. Sonra av a nawal a Hotan'i gectin mi yine yayla topragi kokar... Zira soguk sulariyla ciplak kayaliklariyla ve yeseren otlariyla bir baska his verir insana... Göcerler cogu zaman 40-45 günlügüne konaklar... Cadirlarini acar yaylaya gidenler...göc vaktinde yükler at, esek ve öküze vurulurdu, evvel zaman icinde.


Ve bir zamanlar diyerek baslayacagiz bu söze...yükün üstünde cocuklar otururdu... Kil kara cadir (kon ê res) acilir, War ê Sehid'de. Soguk cesmelerin o berak suyuna dayanmaz dudak, catlar... Serin yayla havasinda esmerlesir yüz...Göcerler kat kattir...coluk cocukludur renga renk giysilerinde... Önlerinde yük hayvanlari, hayvanlarin sirtinda duran yatak, kazan, sursum ve yayla icin gerekli gecici malzemeler....topla keci ve sirtina vurdugu bebekle yasli nine...bir ayri güzellik ...insan güzelligi...  Kücükken camus (manda) ta vardi... Sirtinda yüküyle bazen kacar ve yükü egri düserdi, kayardi...bazen kacar kovalamaca baslardi...Yeni dogan inegin yavrusu bir güzel bögürür ve kosustururdu..


Evet, anilarda bir gezinti... 40 yil önceye ait anilar bir baska güzeldi yasayanlarca... O zaman köy daha dagilmamisti...kalabalik bir yasam vardi, Kovikt'e. Yaylaya gitmeden önce ninem niyazini pisirir, yönünü Goskar Baba'ya döner ya da Hazir Babaya döner, duasini eder lokmasini dagitirdi... Cünkü yeni bir yolculuga ve yeni bir hazirliga adim atmaydi, yaylaya cikis...Onlar kadinli cocuklu yaylaya giderken, köyün erkekleri tarla, cayir isleriyle ugrasirdi... Cünkü kislik yiyecekler: yag, cökelek vb yaylada hazirlanirdi. Cünkü kis yiyecekeleri hazirliklari bicilen ekin ve otla ancak yasam sürerdi.. yaylaya cikis bundan dolayiydi... Sonra her sabah köye ayran, kaymak (ser ê sir) ,mast yayladan gelirdi... Daha cok cocuklarin isiydi bu... Önlerinde esekleri ve eseklerin sirtinda ayran... Cok güzeldi o dogal yasam...cok güzeldir yeniden onu yasamak...


Yayla bir gelenektir yillar yilidir yasanan..Zozan kar altindadir kox da...Temmuzun sicaginda bir güzelliktir Kox tepesi...Yaylanin ardinda bir sevdadir Kox...Yazin sicaginda kariyla....Evet uzun yazi bazen sikicidir...aslinda ben kisa degindim...Zira geleneklerimizde zozana cikma ve yasanani dile getirmek gereklidir....Ben sadece kisaca betimlemeye calistim....Zozanda yasayana sevdamdandir yazilan...Zozan bir yasamdir ömrümüzde ...ani birakti,sevda birakti ,umut birakti...Umudumuz yarinlarda cocuklarimizin yaylaya gidisine selamdir...Selamimiz bizden önce göcen insanadir,gidecek olanadir...


O karakasli oglanin ve gencecik kizin gözlerinden öperim.... O yeni dogan cocuga selam olsun... Zozan yolunda... Cadirin önündeki yasli ananin ellerinden öpmek bir daha nasip olsun, biz sevdali Kovik'lilere... Kevir ê Nerdugan'da oynayan cocuklara bakiniz ne kadr güzel... O tepelerde kuzu güden cocuklar ne kadar da masum. Onlari hep sevdim, hep sevecegim.... Zozan kar altinda mi?

Warê Kovike

 

Beri

 

Zozan

 

Weli Sebri

<<geri