Kovik'ta bir baskaydi, dilan...


Bir dönemdir gelip gecen...bir dönemdir yürekte bir aci sizi birakip giden... Hep seni sevdim, bir gece vakti. Ayin savkiydi kel a Budê nin üstünde yükselen... Sen sevdim bir kovik gecesinde, disarida diz boyu kar, lüksün isiginda dilan, seni sevdim kara kasli oglan, narin kiz seni sevdim. Seni hele besiginde daha yeni gözünü acmis bebek... seni sevdim. Seni sevdim hemberde gencecik kiz. Duydum ki söz kesilmis, duydum ki harman kaldirilacakmis  ve dügün dernek kurulacakmis... Aha bak bir yeni umut, aha desene iki gözum yeni bir yasama karar kilinmis. Sevdim seni yigit bakisli, sevdim seni sahin bakisli genc... Korte de ekin vaktidir, merg a jerinde ot bicimi... seni sevdim yagiz oglan, cala da sussuzluk ve sicak beter isliyor...eksi ayrani ve bir dilim ekmegi hep paylastik...duydum ki nisan yapilacakmis sevdigin kizla. Duydum ki bir mendille baslamis göz agrisi, bir ayna bir resim ile sevmissin sevdicegizini...


Bir baska olurdu dügünler... bir baskaydi güzelligi dilanin... Cok eskiden qeline (baslik) ile baslardi kiz alip verme.. Cok eskiden koclar kurban edilirdi. Bir varmis bir yokmusla baslardi kiz alip vermeler... Atlarla gelin alinirdi. Cirit vardi tarlalarda. Kirmizi temezi ilk gelen atindi... Sirani ictigimiz günlerin tadiydi kiz isteme. Yasli, sevecen yüzlerin sözüydü mecliste hos olan. Kirmak olmazdi sözü, onurun  kendisiydi söz. Kavlin geregiydi söz kesmek, sonra kizin cehizlerinde yatak yorgan ... bir büyükce sandikta el islemeleri... sonra bir gece vaktiydi kina yakilirken genc kizlarin yanik sesli türküleri....dügünler bir harikaydi kizli oglanli, kol kola. Hele kisin dügün bir baska gecerdi bir ahirda yaslilarin klamlari vardi...tew tew ...


Yaslilar bir harika süylerdi dügün türkülerini... Lüksün isigi vardi, avul ve zurna vardi saatlerce böyle gecerdi  zaman.... Sonra bir güzel kiz, bir baska oglan adayidi bir baska dügünün... oglan tarafinin gelinin evine götürdügü biryani (tandirda pisirilmis bir koyun ...ici temizlenir bütünüyle pisirilir) bir baska taddir. Sahbas ta üstüne üstlük zurnaciya verilen para olarak sereflendirirdi zurnaciyi.... Sonra gelinin at üstünde eve gidisi bir harikaydi... oyun oynayan genclerin esliginde... davul zurnanin yanik sesinde...zava (damat )damin üstünde elinde mendil dolusu üzüm, seker, icinde bozuk para... ayrica elma icinde bozuk para....yaninda musyaibi gelini bekler.... Bak gelin geldi...elma kafasina birakildi... aha mendildekiler de savruldu.... Gelin kara kapli kazanin üstündeki kasiga basiyor...ugurdur.. Kücük cocuklarin nasilda seker topladigini, üzümü topladigini görmeyen mi var... Ben toplamadim mi sanki...az mi yerden üzüm kapip yemistim....atin altina girerek.... Tehlikeye ragmen.... Hey gidi günler... Bir baskadir dilan, güzelliktir...


Her bir anlatim, bir ayri konudur... Her konu ayri ayri islenmelidir... Fakat ben sadece bir güzelleme yapmak istedim.... Ben özlemin koynunda gecmisin anilarinda kesitleri sunmak istedim... Ben genclerin ve güzel genc kizlarimizin umuduna dokundum kisaca...ben sizi 40 yil öncesine götürmek istedim... O yillar sade ve güzeldi... O yillar kovikta saygi ve sevgi bir baskaydi. Paylasim bir baska taddi. Artik arabalara bindiriliyor gelinler... Artik damin üstünde gayri elma ve üzüm devri de kapandi. Biryani de yok... Xelat var halen... Cok sey degisti... Degismeyen anilar...anilarda sevdigim insanlar.... Bir gecmis  ve gelecegin ortasinda sana sevdamdir degismeyen...


Seni hep sevdim Kovik,  insaniyla anilariyla ve gelenegiyle hep sevdim...hep sevdali olacaktir güncemiz... Yarinlarin umuduyuz dilanlarda....



<<geri

Weli Sebri