TARIH BILINCI


TARIH BILINCI -1-

 

Tarih bilinci kimligin olusumunda önemli bir rol oynar. Her insan merak eder "kimim ben?" Bu sorunun yanitini buldugu zaman kendini boslukta hisetmez. Ben, tarihi bilinci dedemden aldim, uzun kis gecelerinde. Disarida kar sesi vardi elimde ise "Kap" sedyenin ozerinde "kap" oynardik. Bazen mîr gelirdi. Demek ki Mir lik oradan gelme. "Kap" oyununda Mir le karsilastik. ( MÎR= kürd beylerine denirdi.)

 

Dedem adimdan baslayarak tarihe götürürdü. Tû lawê kê yî? (kimin oglusun?) Soru böyle baslar ve sürerdi. Yanit ise: Weli, Sebri, Arif, Hasan, Mami, Gulabi, Ismail, Abbas... sürer giderdi. Soy ve secere ortaya cikardi. Tarihi bilincin ilk adimlariydi. Dil ve tarih biribirini tamamlardi. Sonra ulusal bilinc sorusuna cevap aramaya koyulduk. Kendimizi arayisin sorulari hic bitmedi. Cevaplar ise eksik kaldi. Zira yazili anlatim gelenegi eksikti. Ancak dengbejler bu tarihi bilinci verirdi. Soframiza tasirdi. Bir ulusun tarihi, düsmanlari tarafindan yazilirsa, bu o ulus icin en büyük kiyimdir. Tarihi bilinci yok ettiginiz zaman, dilini yok ettiginiz zaman o ulusu cok rahat yok edersiniz. Yok etmek ise zulumdur.

 

Bir dosta "Maya ve Asteklerin yok edilisini nasil degerlendiriyorsunuz ? sorusunu sordugunuzda, aldiginiz cevap "soykirim"dir. Cünkü latin amerikanin yerlileri ve bize de cok uzak bir cografyada. Ama tepkimizi hemen koyariz. Cünkü zulumdur uygulanan. Beyaz adamin macerasidir. Kizilderili kabilelerin yerli olarak ortadan kaldirimasidir. Oysaki kultur, dil, medeniyet insanligin mirasidir. Dünya zenginligidir. Yok edilmesi insanligin yok edilisidir. Insanligin biraktigi miras insanlari günümüzde bu düzeye getirdi. Simdi gelelim cografyamiza. Öcü cografyasidir. Bilincin katledildigi bir cografyadir. Sorgulayan insan olmayinca, yasak ve tabulara kurban olunca insan, kaybedersiniz. Bu cografyada Asuriler -Keldaniler, Suryaniler, Ermeniler, Rum Pontuslular yasadi. Nerede bu halklar? Bu halklar yok edildi. Jenoside ugradi. Yok edeni mi alkislayacagiz, yoksa yok edilenin agidini mi yakacagiz? Bu cevapta alacaginiz yanit sizin erdemli olup olmadiginizi ortaya cikarir. Vereceginiz yanitta adalet ve esitlikci durusunuz ortaya cikar. Medeni olmanin olcusu bu konuda alacaginiz tavra baglidir. Eger yok edene tepkinizi koyarsaniz, insani durus sergilersiniz. Mazlumdan yana olmus olursunuz.

 

Bu cografyada bir diger halk ise Kürd halkidir. Digerlerinin akibetine ugramadi, yani yok edilemedi. Bu halk, bu cografyanin en eski halkidir. Direnisci karekteri ve özgürlük aski hep ola geldi. Yenildi ama onurundan kaybetmedi. Kavgasi hep süre geldi. Cumhuriyet tarihi boyunca 28 baskaldiridan söz edilir. Hepsine imzasini atti. Cumhuriyet öncesi Mîrlik lerle vardi. Devletler kürdular. Devletleri yikildi. Maceralari ise destanlasti. Agitlarini dinliyoruz. Önderlerini ise saygiyla aniyoruz. Kisaca tarihe bir göz atalim.

 

Subariler, Hurriler, Mitanni, Urartu ve Medler. Bunlarin tümü Isa'dan önceye ait. Bu halklarin adiyla anilan söz konusu devletler önemli bir uygarlik mirasi birakmislar. Genellikle birbirleriyle akraba ve birbirlerinin devami olan bu halklarin dilleri de bugünkü Kürtçenin kaynagini olusturuyor; gerek kelime hazinesi, gerek dil yapisi, yani morfoloji bakimindan. Isa'dan önce 4. Yüzyil ortalarindan baslayarak Kürdistan uzunca bir dönem dis güçlerin istilasina ugradi. Örnegin Büyük Iskender, Romalilar, Araplar, Mogollar ve Türkler. Ama özellikle Islami dönemde Kürdistan'da veya yakin ve bitisik cografyalarda bir dizi Kürt devleti kuruldu. Kürtlerin Müslümanliga geçisinden sonra kurulan bu devletlerden biri : 1. Seddadi Devleti'dir. Kuzey Kürdistan'da 10. Yüzyilin ortalarinda (MS. 951) kurulan bu devletin egemenlik alani, Kürdistan'in kuzeye düsen (Kars-Agri, vb) illerinin yani sira bugünkü Azerbaycan'i, Ermenistan'i ve Gürcistan'i kapsiyordu. Önde gelen merkezlerinden biri bugünkü Erivan yakinindaki Dvin kenti, biri Tebriz, biri de Tiflis'ti. (O zaman Azerbaycan cografi bir isim olarak vardi, ama Türkler henüz bu bölgeye gelmemisti ve bölge yogun bir Kürt nüfus barindiriyordu.) Seddadi devleti 1200 yilina kadar, yani 250 yil devam etti. Saddadi hanedanlari kendi adlarina sikke (para) bastirdilar. 10. Yüzyilin ortalarinda (959) kurulan diger bir Kürt devleti, Güney Kürdistan'da kurulan: 2.Hasnavi Devleti'dir. Bu devlet Sehrezor'dan (Süleymaniye yöresi) doguda Hemedan'a ve güneyde Huzistan'a kadar genis bir bölgeyi kapsiyordu. Baskenti Sermac kenti idi. Bu devlet yüz yila yakin sürdü ve onu da ayni asiretin bir kolu olan 3.Beni Inaz Devleti izledi ve o da 130 yil sürdü.

 

Bu dönemin önemli Kürt devletlerinden biri, bugünkü Silvan ve Diyarbakir'i merkez alan 4. Mervani Devleti'dir. 10. Yüzyilin sonlarindan 11. Yüzyil sonlarina kadar yüz yil süreyle egemen olmustur. Bu dönemin en önemli Kürt devleti, Selahaddini Eyubi tarafindan kurulan ve genis bir imparatorluk haline gelen 5.Eyyubi Devleti'dir. Bu devlet Misir, Suriye, Filistin ve Kürdistan'in yani sira Tunus'a kadar Kuzey Afrika'yi; güneyde Sudan,Yemen ve Aden dahil, genis bir alani kapsiyordu. MS. 1174 yilinda kurulan devlet, bazi kollariyla 1341 yilina kadar devam etti. 6. Zend Devleti , 1740'li yillarda Iran'da Isfahan'i baskent edinen bir devlet kürdular. Kisa sürede tüm rakiplerini yenilgiye ugratirak Iran'in tamaminda egemenlik kürdular ve Basra'yi da aldilar. Zend Devleti 1794 yilina kadar, yarim yüzyil devam etti. Bunlarin disinda da Kürtler çesitli dönemlerde egemenlik kullanan bir dizi emirlik ve beylik olusturdular. Bunlardan biri Afanistan'in Herat yöresinde idi. Yine belli bir ölçüde egemenlik kullanan, kendi adlarina para bastiran, hutbe okutan, hükümet adini tasiyan Kürt beyliklerinin son temsilcileri 19. Yüzyil ortalarina kadar yasadilar. Örnegin Cizre, Soran (Rewanduz), Baban ve Erdelan beylikleri. Yakin tarihte kurulan devletlerden biri ise 2. Dünya Savasi sirasinda Dogu Kürdistan'da (Iran Kürdistani) kurulan Mahabad Kürt Cumhuriyeti'dir. Baskani Kadi Muhammed olan bu devlet savas sonrasinda ABD ve Ingilizlerden destek alan Iran Sahliginca yikildi. "Kürtler" ve "Kürdistan" ise etnik ve cografi adlar olarak ilk çaglardan beri hep vardi.

 

 

 

TARIH BILINCI -2-

 

Bir ônceki bôlûmde M.Ô Kûrd tarîhînî kisa bir degerlendîrmede bulunmustum. Bu gûnkû topraklarda yerlesik yasayan bu halk, Îslamîyete gectîkten sonrada devletler kürdugunu ve dîrengen bir halk olarak yasamasini bildigini yazmistim. Bu tarihi gerceklik bu gûnkû tarihsel olay ve olgulari kavramamiz icin gereklidir. Kopuk degerlendirmelerle ne olaylar algilanir, ne de olgular bilince cikarilir. Bilimsel metot tarihi bûtûnlûgû kavramaktir. Fakat en bûyûk tahribat cumhuriyetle baslar. Gûnes dil teorisi iste bu ne idûgû belirsiz bir resmi tarih bilincidir ki; her kürd bundan en bûyûk tahribati almistir. Önce beyini esir aldilar. Kendinden utanan bir bilinc olusturdular. Artik insanlar ben kürrdüm diyemez hale getirildiler. Ya Aleviyim, ya müslümanim ya da sosyalistim diyerek kendinden uzaklasmaya basladilar.En büyük tahribat budur. Bu tahribatta, tufanda kimlik ve ulusal bilinc yokedildi. Sorgulayamayan, elestiremiyen bir insan tipi yaratildi. Esaret beyinde basladi. T.C tarihi bunlari yoketme ,devsirerek, asimile ederek muradina ermeye calisti. Bu topraklarda yasayan her kes Tûrk, tek dil, tek irk, tek dûsûnce, tek, tek, tek....

 

T.C devleti Lozan'da kuruldu. Yani anlayacaginiz o emperyalizme karsi cikanlar, yene emperyalizmin sayesinde devletlerini kürdular. Onlarin emperyalistlere sûkran borcu vardir. Gelelim Kürdlere.. 1639 Kasr-i Sirin andlasmasiyla iki emperyal güc olan Safavi-Osmanli arasinda bôlûsûldû. Lozan'la 1920 lerin basinda bu kez ortadogudaki yeni sinirlar ve devletlerin olusturulmasiyla ki; Irak, T.C, Suriye bu dönemde Ingliz ve Fransiz emperyalistlerince kurulmustur. Sonrada T.C kendi tarihini yazmaya baslamistir. Bu tarih yazimiyla kimisi Kemalist saldiriya maruz kalmis ve devsirilmistir. Örnegin Kamran Inan bir kürddur.Devsirme Kûrdû dûr.Babasi Salahattin Inan ise Kûrd yurdseveri sûrgûn gôrmûs bir kûrd dû. Ziya Gokalp Diyarbekir Cermiginden bir Zazadir. Ama Tûrkcûlûgûn esaslarini yazmis bir devsirmedir. Hikmet Cetin, Abdulkadir Aksoy v.s. Yani devsirmeler coktur. Hic bir zaman azalmadi. Gönûmûzde bunlarin sayisi artarak cogaliyor. Cumhuriyetle birlikte Kûrdlerin yok olmama mûcadeleleri baslar. Bir cok direnis gôsterir.

 

Kocgiri basladi harba

Sesi gitti sarka, garba

Iki ordu asker geldi

Dayanamadi bu darba

Erê dilo yeman, yeman

Ciya girtin mij û duman

Mera bisin Sahe Merdan

Ew dermanê hamu derdan

 

Ali Sêr Kocgiriyle baslar bu kavga. Kocgiri halk hareketi, kürdlerin milli taleplerini dile getiriyordu. Fakat Kemalistlerin hedefi oldu ve Jenoside ugradi bu halk.Kocgiri kürdlerin Kemalistlerce adi konmamis jenosididir. Topal Osman'in katliamlari bebek,yasli, ihtiyar ayrimi yapmamis.kürdler toplu katliamlara maruz kalmistir. Kocgiri'nin akibinde bir cok isyan,direnis ortaya cikti. Bu isyanlarin en buyukleri ve tartisilanlari: 1.1919-1921 Kocgiri halk hareketi. 2.Azadi onderligindeki 1925 baskaldirisi. 3.1926-1930 Xoybun'un onderligindeki Agiri direnisi. 4.1938 Dersim direnisidir.

 

Bunun yaninda 28 isyandan söz edilir. Fakat en önemlileri bu yukarida yazdiklarimizdir. Bunun disinda mahalli düzeyde Kürdistanda direnis her alanda sürdü. Her karis toprakta isyanlar süregeldi. Yukarida 4 isyan T.C ile baglantisi baglaminda yazildi. Yani kürdistanin Kuzey parcasi(Bakurê kürdistan) baglaminda ele alindi. Oysa kürdistanin güneyinde, dogusunda bu bagimsizlik kavgasi hep olageldi. Guneyde (Basurê kürdistan) Seyx Mahmudê Hafid 1918 de Ingilizlere karsi anti-emperyalist savas veriyordu. Daha M.Kemal yoktu. M.Kemal 1919 da Samsun'a cikar. Akibinde BARZANI' lerin destansi direnisi süregeldi. 1946 Mahabad Kürd Halk Cumhuriyeti (Rojhilatê kürdistan), Simko Sikaki'nin mucadelesi eksik olmadi. Not:Bir sonraki bölumde bu halk hareketleri ya da deyimin dogrusuyla Kürdistan Ulusal Direnislerinden tartisilan, özellikle de Alevilerin cok karsi durdugu 1925 Ulusal direnisine deginecegim. Zira Kovik 1925 te savasin ortasindaydi.

 

TARIH BILINCI -3-

 

KÜRD ULUSAL AYAKLANMASI 1925

 

Üstüne en cok firtina koparilan, tartisilan konulardan bir tanesidir. Tartisilmaya da devam edilecek. Kimisi bu ingiliz isbirlikcisi bir baskaldiri, kimisi anti-kemalist olmasini yadirgar. Kimisi de seriat talep eden bir hareket olarak degerlendirir. TC Kemalistlerince ingiliz kiskirtmasi olarak degerlendirmeye tabii tutmasi, sosyalistleri de Kemalistlerce ayni cephede anti kürd durusa iter. Ugur Mumcu'nun hareketin önderi olarak Seyh Saidi Naksibendi tarikatinin lideri olmasi ile baglantisini kurar ve gerici, dinci olarak degerlendirir. Bütün bu degerlendirmeler bilincli anti-kürd cephede bulusanlarin tespitleri. Oysaki tarih bilincinin carpitimasi ve son dönemde kürd cephesinde yeniden Kemalizme sicak göndermeler bizi tarihimizle bulusmaya zorluyor. Kemalistler yeniden saldiriya gececekler kuskusuz. Hele bizim solcu cocuklar yeniden sol söylemlerle kendi gercekligine sirt cevirecek ve lanet okuyacaktir kendilerine.

 

1.Hareketin Seyh Said hereketi olarak adlandirmak dogru degil. Önce bunu duzeletelim. Hareketin adi 1925 Kürd Ulusal bagimsizlik hareketidir. Bu hareket Azadi örgütü tarafindan organize edilen bir hareket oldugunu ve önderinin de Cibranli Xalit Beg oldugunu belirtelim. Okumus aydin bir kürd dür. Bir baska sayida onunla ilgili bilgileri de aktaracagim. Ayrica Liceli Bilal bir komunist olarak hareketin sekreteridir.

 

2.1925 hareketi seriat talebiyle ortaya cikmadi. Bunu hemen belirtelim. Bazi cevreler hareketin "gerici" oldugunu niteler. Istiklal mahkemesi tutanaklarini okuyan biri sunu gorecektir. Istiklal mahkemesi yargici "Her ne kadar seriati getirmek amacli gibi görünüyorsa da özünde, hepiniz tek bir noktada birlestiniz; BAGIMSIZ BIR kürdISTAN kurmak; bunun cezasini cekeceksiniz." 1923 mayisinda azadi kurulur. Baskan Cibranli Xalit Beg. Diyarbekir subesinde Dr. Fuad, avukat Haci Ahdi (Bavê Tujo), Ekrem Cemilpasazadeler, Yusuf Ziya, Avukat Tefik Bey, Ali Riza Bey, Sair Molla Abdurrahman, Sair Kemal Fevzi v.d Bu isimleri vermemdeki neden, capulcu köylü hareketi degil ama basinda sair, avukat, doktor bulunan bir aydin hareketidir. Düsünün Liceli Bilal de bir komünist sekreter. Simdi bu komünist adam kalkacak seriat isteyecek. Icinde Aleviler yer alacak ve bu Aleviler de kalkip Seriat isteyecek..

 

1924 te resmen kürd dili yasaklanir. Güney kürdistanda Seyh Mahmudê Berzenci (Hafid) Ingilizlere karsi savasmaktadir. M.Kemal daha Samsuna cikmadi. Güneyde Anti-Emperyalist savas Kürdlerce verilmektedir. (Burada türk solunun kulagi cinlasin). Sovyetler de Ermeni sorununu dillendirmekte cografyamizda. Mustafa Kemal bu durumu farkeder ve Kürdlerin etegine sarilir. Sivas, Erzurum Kongreleri bunun icindir. Cibranl Xalitin yakalanip, Bitlis hapisanesine konmasi hareketi bassiz birakir. Yusuf Ziya, Xalit beyin istemiyle Hinisa Seyh Saide gider. Hareketin basina Seyh Said gecmistir. Nufusludur, itibar sahibi bir Kürd'dür. Hareket Ulusal bir harekettir. Icinde her renk mevcuttur. Burada Xormek asiretinin ugursuz rolüne vurgu yapmamiz gerekir. Akibinde Yusuf Ziya da tutuklanir. Isyan 1925 Nevrozunu baslangic alir. Fakat zamansiz bir provakasyonla hareket erken baslar. Genc ve Palo da baslayan zamansiz ayaklanma kürdistani tutusturur. Zamansizdir cünkü Dersim kürdleri Ali Ser, Baytar Nuri, Hasan Hayri vb kürdler, Seyd Riza bunlar bagimsizlikcidir. Onlarin hareketle bagi daha olusamamis. Subat 1925 sartlar elverisli degildir. Ama zamansiz baslayan hareket fazla destek almaz. Ama buna ragmen direnis büyür. Kuferan, Lolan, Xormekan, Abuzalan, Soran asiretlerinin olumsuz durusu hareketin ic yapisinda ulusal baglamda yaralar acar. Olaylarin nasil gelistigi ve catismalar kronolojik olarak yazmiyacagim. Ama hareketin karekteri ,amaci, bilesenlari, kürdlerin kendi icindeki celiskileri ve özellikle kemalistlerin alevileri denek olarak karsi cephede örgütlemesi, bizim acimizdan önemli. Kemalistlerin tarih tezi kürd inkari özerine kurulmustur. 1925 hareketi bir soy kirimdir.

 

Mayis 1925 istiklal mahkemesi tutunaklari ve oradaki kürd önderlerinin direnisi bize hareketin muhtevasini aciklar. 1925 bir jenosiddir. Bir kac aylik direnisin bilancosu korkunctur.15.000 ölü. Coluk, cocuguyla yakilan köyleriyle bir dram. Katliamin sonuclari; 337 koy, 8896 ev, 15382 de kürd insani katledilmistir. Kaynak; Chirguh, Dr.Beltch (Kürd sorunu) Kahire, 1930, s.52. Istikla mahkemesinde yargilanan kürd liderleri idam edilir. Ama onlar destan yazar. Halan onlarin mezarlari yoktur. Diyarbekirde yargilanlarin ahi topraga gömülüdür. Bu gün siyaset bezirganlari o abide insanlarin ruhuna bir anit dikememistir. Bu da bi trajedidir. Xalit begê Cibri Bidlis'de idam edilirken; "Karsinizda yalniz degilim. Arkamda Iran ,Mezopotamya ve Türkiye'de muazam bir kürd ulusu bulunmaktadir. Bügün beni asiyorsunuz, fakat hic süphem yok ki yarin torunlarimiz da sizlerden hesap soracaklardir." Dr.Fuad; "Cesurum. Vatanim icin yigitce kurban olmayi daima düsündüm. Süphesiz ki asilmakta oldugumuz bu topraga bagimsizlik bayragi dikilecektir." Haci Ahdi (Bavê tujo); "Yasasin kürdlük ideali, yasasin Kürdistan" Avukat Tevfik;"Cesedimi bütün dünyaya gösterin ve herkes bilsin ki kisisel haklar icin degil, ulusal haklar icin savasiyorum." Ali Riza Bey; "Elimdeki silahi ulusuma karsi kullanmayip, düsmanima karsi kullandigim icin mutluluk duyuyorum. Iste simdi hayatimi kürdlük icin kurbanediyorum" Sair Molla Abdurrahman: "Sefiller !... Sizi ayagimin altinda cok alcak görüyorum. Biliniz ki kürd bir agac degildir, ölür fakat egilmez." Sair Kemal Fevzi: "Cennet Kürdistan bizimdir. Ev sahibi biziz ve kim ne derse desin, biz yene iceri girecegiz. Buna hic bir güc engel olamaz, cünkü o bizimdir." Yusuf Ziya; "Bize mevki ve rütbe bahsetmek süretiyle aldatabilirsiniz, endisesi icindeydim. Sükür Allaha ki bizi mermi ve iple karsiliyorsunuz ve bundan dolayi biz hic pisman degiliz. Verdiginiz ders sayesinde, torunlarimiz öcümüzü alacaklardir." Seyh Abdulkadir; "Zaten sizler yakma ve harab etme konusunda büyük bir söhrete sahipsiniz. Burasini Kerbelaya cevirdiniz. Sunu biliniz ki; dehset ve insafsizca bir sömürü ile san ve seref kazanilmaz. !!!!!!...." Seyh Said;" Ben bu isin ne evelindeyim ne de arkasindayim. Dünya yasantimin sonu geldi. Ulusum icin kurban edildigimden dolayi pismanlik duymuyorum. Yeter ki torunlarimiz bizi düsmanlarimizin önünde mahcup birakmasinlar."

 

1925 Ulusal hareketine kin kusanlarin, kinleri bosuna degil. Demek ki 1925 hicte anlatildigi gibi degil. Kemalistlerin telasi aleni ortada. Yukarida ismini saygiyla andigim bu tarihi kisilikler hareketin muhtevasini sözleriyle idam sephasinda onurluca dile getirdiler. Bize söyleyecek söz birakmadilar. Anilari önünde saygiyla egiliyoruz. Ama o kavga hep sürdü. Özgurlesene kadar da sürecektir. Bedeli verilmis, muradi alinmamis bir ülkenin sevdasiydi. Kanli biçakli bir tarih. Hesabi ödenmemis, kardeslikte durur ahi. (Ki biz hiç kardes olmadik.) Önce at bindiler, sonra kiliç kusandilar. Hepsi de Mogol soyundandi. Bro daglarin heybetinden kükredi, soyluydu, gururluydu. 70 i askin bakisinda onurlu durusun piriydi Seyd Riza. Dersim kanli bir destandir. Azadi umudun hikayesiydi. Cibranli Halit'in, neylersin ki ömür vefa etmez, zulüm kabul edilmez. Agirî ates, Mahabad sanli bir gelinin inceliginde gülümser. Muradi alinmamislikta kirgin, bitkin ve umuda gebedir. " Dört yani pust" , sairin deyimiyle vurusan Kocgiri'de kan akti ,yürekler daglandi . Geliyê Zilan Kürtlerin jenosididir. ... Tarih böyle düsmedi. Adi konulmamis bir savas olarak geçti. Oysa ki ormanlarinda ceylanlari ve tüm canlilar, analar; kucaklarinda bebeleri ile yandilar. Güneyin harikalar diyarinda, vurusanlarin sesiyle toprak bereketlendi, yeniden umut tazelendi. Kirli sahifelerde bir kaç silik siluetir ki, hepsi de bir bir islendi. Ki bilinsin namus kavraminda, ihanetin günlügü. Vurulan umudun isiginda, kalanla bu güne gelindi. Bu gün kendini satanlarin hikayesinde çocuklar sen degil, umut topraga ekilen tohum ve topraklar çorak, yaz yagmurlari daglara gönülsüz düser... Bilmecelerin içinden sadece kara-yilan gecer, ki o da bizden olmayandir... Anasi Türk, babasini hiç tanimam. Danisikli dövüsün içinden geçti bu halk. Iki cepheden vuruyordu düsman, en agiri da içinden... desiyordu, desiyordu... Dil bitmis, insan gitmisti. Geride kalan yarali bir yürek. Karanliklarin sarkisini dinliyor yasli ninem, ezgide kan kokuyor, seste agit Munzurun berrakliginda ... Tarih tekerrür degil Kürdistana da kan, kan ,kan ve baruttur. Su an daglari heybetli, dereleri suskundur ülkemin.

 

Kaynaklar; Daha fazla bilgi için su kaynaklara bakilabilir: Seref Han ; Serefname, Kürt Tarihi, Deng yayinlari, Istanbul. Mehmed Emin Zeki, Kürdistan Tarihi; Komal Yayinlari. Bazil Nikitin; Kürtler; Deng Yayinlari, Istanbul. Cigerxwin, Tarixa kürdistan, üç cilt, Kürtçe, Roja Nu Yayinlari; Stokholm. Ibn'ül Ezrak; Mervani Kürtleri Tarihi; Komkar Yayinlari; Köln. William Aegleton; Mahabad Kürt Cumhuriyeti; Komkar Yayinlari.

 


Weli Sebri

kapat