Bir göc hikayesi, Kovik - Almanya - I

Bugün basta Almanya olmak üzere bir cok Kovik'li yurtdisinda yasiyor. Artik Almanyada 3. nesil yasamaktadir. Cogumuz icin Almanya ikinci, bazilarimiz icinde birinci vatan durumunda. Burada dogmus, büyümüs bir cogunun cocuklari. Hic süphesizki Kovik'ten Almanya'ya ve daha sonra Avusturya'ya göc etmenin bir hikayesi vardir. Bu göc oldukca interesanttir.

 

Insanlik tarihinde insanlar her zaman göc etmislerdir. Savaslar, dogal felaketler genelde insanlarin göc etmelerine, ülkelerini terkedip baska yerlere göcmelerine neden olmustur. Yanliz o zamanlar ulasim modern ve cok gelismis olmadigi icin bir yerden bir yere göc bugünki kadar uzaklara olmamistir. Bunun yaninda Afrikadan yerlilerin köle olararak Amirikaya getirilme olayi olmustur. Bilinen köle ticareti. Göcler genelde dis zorlamalar ve baskilarla olmus, günümüzde Avrupaya yapilan göc ise dar anlamiyla gönüllü bir göc olmustur.

 

Kovik'ten Almanya'ya yapilan göcde bu kapsama girer. Yanliz bu göcü anlamak icin 1967 lere uzanmak, Kovik köyüne ve ordaki yasam bicimine bakmak gerekir. Bugünün degil, o zamanin Kovik köyü. O zaman bugün hepimizin dogal ve normal gördügü Kovik-Almanya oldukca göcü interesanttir. 1967 tarihine kadar Kovik kendi dünyasina kapali bir köy durumundadir. Askere gidip gelenler disinda, köylülerin dis dünya iliskisi cok sinirlidir. Dünyalari bazi Varto köylüleri, Gindor ve Newala Seytan ile sinirliydi. Kore savasina Vahdettin ve Ayhan amcalar gönderilmistir. Celeple birlikte Erzurum'a gidip gelenler, Erzurumu anlatmakla bitiremezlerdi.

 

Kovik'ten Van'da mezun olan M. Emin Dede, Aktas Sarikaya, Haydar Gülsever ve Ismail Akbal gibi ögretmenler vardi. Köyde Gazete, Radyo ve Televiziyon yoktu. Böylece dis dünya ile iliskiler dardi. Köy ,Alevilige dayanan gelenekler ve ahlak kurallarina göre idare ediliyordu. Gecim kaynagi tarim ve hayvancilikti. Pazar icin üretim yapilmiyordu. Varolanlar ancak gecime yetiyordu. Köylülerin 40 ile 50 arasi koyunu ve bir kac büyük bas hayvani bulunuyordu. Iste böyle bir köyden Almanya'ya, binlerce Km uzaklikta yabanci bir ülkeye gelis göcü nasil oldu sorunuyla karsilasiyoruz. Kücük bir göcün büyük hikayesi.

 

1) Ilk gelmeler ve gelis sekilleri
2) Kimler geldi ve takip
3) Ilk gelenlerin, Kovik'e ilk izine gelmeleri
4) Almanya da calisma ve yasam kosullari
5) Is kazalari
6) Köyle iliskiler ve iletisim
7) Almanya da yasamlari ve yerlesmeleri
8) Burda doganlar. Bir, iki, ücüncü nesiller
9) Kovik kültürünün, Almanyada ki Kovikler üzerindeki etikileri. (Ticaret-Politika-Egitim)

 

Kovik’ten ilk olarak Ayhan Bal, Belcikaya geldi. Daha sonra Zabut Bektas, Bektas Sarikaya, Haydar Baba, Mustafa Sahin ve Riza Gülsever Almanya’ya geldiler. Köyde hic kimse Almanya’nin nerede oldugunu bilmiyordu. Almanya bilinmiyen bir ülkeydi, sanki Mus’un biraz ütesindeymis gibi algilaniyordu. Almanya, bilinmeyen bir ülkeye gidis yolu 1966 Varto depremiyle acildi. Bilinen suydu, Almanya denilen bir ülkeye gidilecek, orada cok para kazanilacak ve sonra cok para ile geri dönülecek.

 

Almanya’ya gönderilme isini devlet yüklenmisti. Bu isi Mus Is ve Isci bulma kurumu yapiyordu. Zaten insanlar icin bu kavramlar yeniydi. Pasaport, Yurtdisi, Almanya, Is ve Isci bulma kurumu kavramlarindan kimse bir anlam cikaramiyordu. Yukarida adi yazilan Kovik’lilar Musa gönderildiler. Devlet ve kurumlariyla ilk yakin iliskiler. Vardo’da resim cekme, bazi belgeler ve Mus yolculugu. Mus’ta pasaport alinmadan önce Isatanbula gönderilme.

 

Istanbulda saglik kontrolu yapiliyordu. Göz ve dis muanesi, boy uzunlugu vs. Tam saglikli olanlar Almanya’ya gidebilirlerdi. Modern köle ticareti baslamisti. Gözlerinde, Dislerinde bozukluk olanlar, boyu kisa olanlar gönderilmiyordu. Bu saglik kontorolünden gecenler, Mus’a geri geliyorlardi. Mus’ta kendilerine pasaport verildikten sonra, Almanya’ya gönderilme günü belirleniyordu. Köyde heycan son noktadaydi. Tüm köy bunun heycanini yasiyordu. Psikolojik olarak cok ilgincti. Bilinmeyen, basi sonu beli olmayan bir gidisin heycani.

 

Köylülerimiz bu gün gelince, Trenle Istanbula ve oradanda Almanya’ya geldiler. Dilini kültürünü bilmedikleri, belirsiz bir ülkeye. Kovik’tan Almanya’ ya uzanan bir yolculuk. Artik Almanya’daydilar. Daha issizlik nedir bilmiyorlardi. Sivil askerlik baslmisti. Ilk eve giren sey calar saat oldu. Artik istedikleri zaman ise gidemezlerdi. Sabah erkenden kalkmak gerekiyordu. Bunun icin calar saat gerekliydi. Cok farkli bir dünyaya girmislerdi.

 

 

M.Ali Sarikaya, 06.2009