Bir göc hikayesi, Kovik - Almanya - II

Yeni kelimeler ögrenmeli. Ja(Evet), Vorarbeiter(Ustabasi), Meister(Usta), Arbeit(Is) gibi. Calistiklari fabrika Gübre üretiyordu. Gübre kokosu Kovikta’ki ahir ve Gomda’ki tezekleri hatirlatiyordu. Is hayatini bilmediklerinden, hizli ve cok calisiyorlardi. Isci yurdunda, dört kisi bir oadada kaliyorlardi. Sanki askeri kislalar gibi. Almanya’ya alismak cok zor olmadi, cünkü Almanya icinde, Kovik’te gibi kendi aralarinda yasadilar. Almanya icinde kücük bir Kovik. Sadece tarla degil, fabrika vardi. Horoz sesi ile degil, calar saat sesi ile uyaniyorlardi artik. Yeme icme ve yasam sekileri bakimindan Almanyadan cok uzaktaydilar.

 

Torf –Werke fabrikasi Nienburg/W bagli Borstel deydi. Borstel bir mezra kadar büyüktü. Tek teseli bir arada olmalariydi, bereberdiler ve bir kac ay sonra geri dönme hayelleri kuruyorlardi. Fabrikada acik mahkumlar ve yeni getirilen isciler calisiyordu. Aksam isten sonra eve geldiklerinde gübre tozundan tanilmayacak durumdaydilar. Kafalarinda tek düsünce vardi. Cok calisalim, cok Mark toplayalim ve seneye köye dönelim. Sene 1969 ve bu dönüs dahada (2009) devam ediyor.

 

Kovik’lilar Almanya geldiler-gitiler ama bir cogu Almanya’ya niye, nereye geldiklerini bilmiyordu. Kovik’tan Almanya’ya gelis, belirsiz, plansiz bir göc hikayesidir. Bugün ilk gelenler ile konustugumuzda halen bu belirsizlik devam etmektedir. Gazete, Radyo ve Televiziyonun olmadigi bir yerden, insanlar Almanya’ya gelislerinin nedenini nereden bilsinlerki. Bu ilk duraktan sonra beraber Salzgitter Watenstedt demir döküm fabrikasina girdiler. Burasi cok kücük bir köydü. Yabanci isciler icin askeri kisalalar gibi barakalar yapilmisti. Kovik’lilar bu brakalarda kaliyorlardi. Yasam ve isyeri bu barakalar arasinda geciyordu. Barakalar genelikle isyerine cok yakindi. Ise yaya gidip geliniyordu. Burasi Kovik’tan cok farkliydi. Agir sanayide calisiyorlardi ve artik sanayi iscileri olmuslardi. Demir-Döküm isi, ates ocaklari oldukca agir bir isti.

 

Amcam Bektas Sarikaya, bu fabrikada is kazinda hayatini kaybeti. Daha sonra dayim Mustafa Sahin yine bir is kazasinda hayatini kaybeti. Böylece Kovik tarihinde ilk defa iki köylüsünü yabanci bir ülkede, is kazasi gecirerek ölmelerine tanik oldu. Derin acilar yasandi. Geriye Haydar Baba, Ayhan Bal, Zabut Baktas kalmislardi. Riza Gülsever türkiyeye temeli dönüs yapti.

 

Isterseniz bir daha Kovik’lilarin ilk calistigi yere dönelim. Borstel, Torf-Werk göbre fabrikasina. Kovik’lilarin ilk izine gelmeleri buradan basliyor. Almancilarin ilk izine gelisleri. Baslarinda fotörleri, kravtli gömlekleri ve ellerinde teyip veya radyolariyla. Bizim yabancilarimiz olduklari, giyimlerinden, konusmalarinda ve sahip olduklari seylerden belliydi. Cok kaliteli Telefunken, Philip radyolari, hele teyipleri, pikaplari bir baska alemdi. Bu teyip ve pikaplarla Asik Davut Sulari, Asik Mahzuni Serif, Ali Ekber Cicek’in plaklarini defalarca dinliyorduk. Bikma yoktu. Bunlari gören Kovik’lilar Almanya’ya hayran olmustu. Ah bir Almanya’ya gidebilsek. „Ne yapiyorsak yapalim, Almanya gidelim“ düsüncesi sarmisti herkesi. Dünya günesin etrafinda, Kovik almanyaya gitme hayali etrafinda dönüyordu.

 

Peki bu mümkünmüydü? Evet, o tarihte Almanyada calisan isciler, kendi ülkelerinde tanidiklari insanlari, Almanyaya getirmek icin istekte buluna biliyorlardi. Bu nasil oluyordu. Burda calisan yabanci isci, kendi firmasindan su istekte bulunuyordu; Kendi köyümden akrabami veya A kisiyi Almanyaya getirmek istiyorum. Firma bunu Türkiyedeki Is ve Isci bulma kurumuna bildiriyordu. Is ve Isci bulma kurumu bunu Mus Is ve Isci bulma kurumuna, oradanda Varto ve en son Kovik’taki kisiye bildiriliyordu. Saglik kontrölünden gecen kisi, ger kalan islerini tamamladiktan sonra Almanyaya geliyordu.

Önceleri akraba olmasi yeterliydi. Soyadi benzerligi zorunlu degildi. Sonra bu zorunluluk konuldu. Ancak ayni soyadi tasiyan birini getirebiliyordun. Almanyanin ekonomisi bu tarihte yavas yavas canlaniyordu. Bir taraftan ikinci dünya savasinda harap olan ekonominin yeniden canlanmasi, diger taraftanda bu savasta milyonlarca erkegin ölmesi nedeni ile varolan is gücü yetmiyordu. Daha cok isciye ihtiyaclari vardi. Ayrica komünist dogu Almanyanin Sovyetlerin denetiminde olmasi nedeni ile bati Almanyanin güclü olmasini gerektiriyordu.

 

Italya, Yunanistan ve Ispanyadan getirilen isciler, Almanyada fazla kalmadilar. Büyük cogunlugu kendi ülkelerine geri döndüler. Bu iscilerin yerine Türkiyeden isci getirilerek dolduruldu. Böylece bir cok Kovikli Almanyaya gelmeye devam etti. Her gelen bir veya iki kisi daha getirdi. Amcam Bektas Sarikaya, babam Ali (Gültekin) Sarikaya’yi da bu akraba yolu ile Almanyaya getirdi.

 

M.Ali Sarikaya, 06.2009